Küçük Ayşe Safaride!


Kızımla sayı çubukları ile oyun halımız üzerinde başlayan oyunumuz doğaçlama gelişerek safariye kadar geldi. Önce birinci sınıfların kullandığı sayı çubuklarını renk renk ayırıp tuzluğa atma ile başladı oyunumuz. Matmazeli pek sarmadı bu oyun, onu hemen çubuklardan resim yapmaya çevirdik. Önce ev yaptık. O sırada matmazel çubukları alt alta dizince ben de hadi yol yapalım dedim. Sonra aklıma küçük arabası geldi o yoldan onu geçirelim diye ve sonra da o yolun etrafına bir şeyler koymak... Ve böylece hayvanlar ve Küçük Ayşe çıktı sahneye.




Önce safari yolumuzu çubuklarla yapmayı denedim. Çok sabrettim ama yok olmadı. Küçük hanım sabırsız hayvanları yerleştirmek için. Darmadağın olup durdu yol. Başka bir çözüm buldum ben de. İpten yol yaptık. O da bozuldu ama çubuktan daha iyi bir çözüm oldu.


 Hayvanları gruplayıp yolun dışındaki yerlere yerleştirdik. Ve kapıya da bir görevli koyduk bilet almak için. 


Ve Küçük Ayşe biletini verip başladı safariye... Hangi hayvanın önünden geçiyorsak o hayvanın özellikleri hakkında konuştuk. 


Tabi ortalık böyle süt liman kalmadı. Biraz karıştı! Hayvanlar uyudu ya da yola düşen bir hayvan için durumu "Aaa kaplan dışarı kaçmış, yola çıkmış geri geri!" deyip heyecanlı hale getirdik. Sonra oradan araba her geçtiğinde kaplan dışarı fırladı ve araba hep dışarı kaçtı kızımın sayesinde. 


Bir sonraki sefer bu oyunu oynarken et, süt, saman, balık, ot, yaprak gibi küçük küçük resimler bulup hayvanların yemek saati yapmaya karar verdim. Küçük kamyonunda taşıdığımız bu yiyecekleri hayvanlara vermek çok daha akılda kalıcı ve eğlenceli olacak sanırım.
Herkese oyun ve sabır dolu günler dilerim :)



0 yorum: