Ağva'da Bir Parça Huzur


Yaşlanıyor muyum ne! Toprağa, yeşile bir başka düşkün oldum son dönemde. Ne olur bir sap ağacım olsa da altında otursam diyorum kendi kendime. Gözüm hep yeşili görse, ayağımın altındaki yumuşak toprağı hissetsem, doğanın kokusunu içime çeksem... İşte bu yüzden her fırsatta doğaya kaçasım var. İşin doğrusu bir varış noktası olmasa dahi ormanlık yollardan arabayla gitmek bile güzel, o bile iyi geliyor insana. Bu nedenledir ki ruhumuzu doyurmak için bu pazar da yeşil ile Ağva'da buluşuyoruz. 
Ağva, Latince'de iki dere arasına kurulmuş köy ve su anlamına geliyormuş ve tarihi M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanıyormuş. Romalılara ait kilise kalıntıları, kale kalıntıları, dağ değirmeni o günlerden bu günlere varolabilmiş. Bir de mağara varmış, Gürlek Mağarası. Rivayete göre Bizans askerlerinin hristiyanlığın yayılma döneminde yakaladıkları misyonerleri hapsettikleri bir mağara olarak kullanılmış. Mağarada bulunan insan kemikleri bu teoriyi destekliyormuş.
Bütün bunları umarım bir sonraki sefer keşfetme şansımız olur. Göksü ve Yeşilçay nehirleri arasında kurulu bu kasabadan biz bu sefer sadece bir parça huzur, dinginlik almaya geldik!




Göksu nehrinin karşılıklı iki kıyısında oteller ve kafe-restoranlar bulunuyor. Biz de önce bir şeyler yemek için burada bulunan bir otelin, Robin's Nest'in  restoranına giriyoruz ilk iş! Otelin sitesine buradan ulaşabilirsiniz.



Yemekten sonra matmazelim ile önce hamakta biraz dinlenip ardından kahvemi bu sakinliğin içinde, telaştan, koşturmacadan uzak  içiyorum. Şimdi birden kulağıma MFÖ'nün şarkısının bir bölümü geldi "Bütün istediğim buydu..." Aslında istediğim bir başka şey daha var. Matmazelim ne kadar uyumlu olsa da bir keresinde de yalnız gelip, pardon kitap da olur, hmm bir de birkaç parça çikolata ve sevdiğim birkaç müzik (mesela "Bir kızıl goncaya benzer dudağın" şarkısının klarnet ile seslendirilmiş enstrümantal versiyonu gibi) saatlerce bu koltukta oturup kalmak, hamakta öylece yatmak... 





Tesisten başka bir sefer de konaklamalıyız burada planları yaparak çıkıyoruz.


Ve işte matmazelimin sabırsıklıkla beklediği an! Sahile ulaştık, kumsalda ilk anda çok soğuk gelen denizle bu sezonun açılışını yaptık. O kadar mutlu oldu ki matmazelim kıyı boyunca heyecanla koşturup durdu. Bir ara cumburlop suya düştü. O da bu günün anısı oldu :)


Ayak izleri arasındaki açıklık matmazelimin onu koşuşturan heyecanı ile paralel! 


Akşam olmak üzereyken amacına ulaşmış olmaktan alınan haz ve tebessüm ile tamamladık gezimizi. Adios Ağva, en kısa zamanda tekrar görüşmek üzere, teşekkürler...


Kaynak:

0 yorum: