Çocuklarda Yeme Problemi



Yemek yeme genellikle çocuğun bir problemi gibi ifade edilir çoğunlukla ama gözlemlerim bu konuda çocuğun fatura çıkarılması gereken son kişi olduğu yönünde.
Yemek yeme bir keyif işi olmalıdır her şeyden önce. Keyifli olması için birkaç argüman var tabi. Bunların biri yemeğin lezzetli olması gerektiği. Demek istediğim o küçük diye, baharatı ya da bunun gibi tat veren şeyleri eksik katıp yemeğin çekiciliğini azaltmamak gerekir. Çocuğa sunulan şeylerin tatsız tuzsuz çocuk yemeği olması bana göre yapılan önemli yanlışlardan biri . 

Kızıma hamileyken ne kadar çok duyusu çalışırsa farkındalığı o kadar yüksek olur diye okumuştum. Bu nedenle belki 3 ayından sonra ona koku duyusu gelişsin diye sürekli farklı kokular koklattım, adana kebaptan tarçına, kimyondan nefis kokan bir tatlıya kadar bir çok şey. Beslenmesinde de öyle davrandım. Tat alma duyusunu geliştirmek ve zevkli bir damak tadı olmasına yönelik biz ne yiyorsak ona da onu sundum bir yaşından sonra. Sarımsağı, soğanı hiç eksiltmedim mesela.






Ayrıca daha elma püresini yedirirken bile her yemekte eline bir kaşık verdim, belki de bu nedenle kaşık kullanmaya erken alıştı. 

Yemek yemek keyif işidir diye bahsettik ya eylemin keyfe dönüşmesi için kendi yemeli çocuk. Siz bile kendinizi düşünürseniz biri size en sevdiğiniz yemek dahi olsa yedirse aldığınız zevk azalır. Kızım bir yaşından sonra çorba dışında parmak ile yenebilecek şeyleri tabağında kendi elleri ile yedi. Önü tepsisiz, masaya sıfır yakınlıkta sandalye yükselticisinde oturdu bizimle yemeklerde. Nereye gidersek altına sereceğim bir bez ve o sandalye yükselticisini de götürdüm. Misafirlikte, restoranda hep kendi yedi. Döke saça ama keyif ala ala.

Tabağına fazla yemek koyup gözünü korkutmamak gerekir bir de. Yiyecek olsa nasıl olsa eklenir yine. 
En önemli şeylerden biri de tercihlerine saygı göstermek gerektiği bana göre. 
Kahvaltıya geçtiği dönemde doktorun söylediği gibi bulamaç bir kahvaltı hazırlamıştım,içinde bildiğiniz gibi yumurta, peynir gibi ezilmiş şeyler. 
Kızım üç gün istemedi bunu. Belki başka bir yol denemeliyim diye düşündüm ve kahvaltı tabağı olarak çıkardım. Yani hepsi tabakta ayrı ayrı minik minik parçalar olarak. Hepsini yedi o gün.
Meyve püresininde de öyle oldu. İlk üç gün yedi şeftali püresini örneğin. Sonra istemedi. Tabaktaki iyi rendelenmemiş bir parçayı verdiğimde şapur şupur yediğini görünce o isteksiz bebeğin hmm dedim demek küçük hanım minik minik doğranmış istiyor. Ondan sonra öyle verdim ve keyifle yedi.

Yemek seçme konusunda ise her zaman çeşitliliğe önem verdim ve tenceremizde ne varsa onu yiyeceğiz dedim. Bir yemeği yemesi için zorlamadım ama "Tadına bakmanı tavsiye ederim" diyerek tadına bakması için hep teşvik ettim onu. Bir yemek geldiğinde masaya ben bunu sevmem dediğinde, "yemeklere bunu sevmem demiyoruz, şimdi yemek istemiyorum diyoruz" diyerek o yemekle ilgili kapıyı kapatmadım. İlla yemek istemiyorsa da "sevmiyorum demek yerine damak tadıma uymadı" diye ifade etmesi yönünde teşvik ettim. 

Bazı yemekleri yemek istemediğinde "ilk anda tadı değişik gelebilir bize bazı yiyeceklerin. Biraz biraz yedikçe tadına alışırsın sende yavaş yavaş alışırsın deyip" tadı değişik gelen şeyi zorlamadım ve minik miktarlarda tadına baktırmaya çalıştım. Yemeklerin faydalarından ne barındıklarından konuştuk, sorduğunda bilmiyorsak araştırdık.


Bütün bunların etkisiyle mi bilmem kızımın gelişmiş bir damak tadı var. Şu anda gittiği Montessori okununda lakabı "Okulun gurmesi". Firik pilavı, şalgam suyu, isli peynir ve daha birçok kokulu, aromalı değişik tatlı şey kızımın favori listesinde olan şeylerden bazıları. Yemekleri de birlikte yaptığımız için ve neyin içinde ne var tahmin etmeye çalışır. Okula gidince de böyle yapıyormuş. Bugün şunu mu pişirdiniz, bu yemeğin içinde bu mu var gibi soruyormuş.

Ve gittiği iki anaokulunda öğretmenleri okulun yemek sorunu olmayan ve en yemek seçmeyen çocuğu olduğunu söylediler. 


Bu arada en önemli şey çocuğa neden yemek yediğimizin bilincini kazandırmakta diye düşünüyorum. Yemeği elde etmek istediği (oyun, park gibi...) şeyler için bir araç olarak görürse çocuk o zaman yemek probleme dönüşüyor kanımca. Yemek yerken bir şey ile oyalanıyorsa yemeğin tadını dolayısıyla keyfini alamıyor, baskı yapıldığında daha çok yesin diye yemekten soğuyor. 

Uzun lafın kısası yemek keyif işidir, çocuk yemeğini yerken döktü mü yedi mi gibi üzerine dikilen bakışlardan kurtulursa, yemesi gerekenden fazla yesin diye beklenti oluşturulmazsa ve gerçekten tamak tadı yüksek olan yiyecekler sunulursa sanmıyorum ki bir çocukta yemek yiyememe durumu oluşsun.

0 yorum: