Geleceğimizi Şekilllendiren Değerimiz, Pedagog Dr. Adem Güneş



Hz. Muhammed "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." demiş. Ya peki başka bir çocuk gözümüzün önünde hırpalanır, ruhunda derin yaralar açılırken buna izleciyi kalan bizden midir? Bana göre çocuklarımızın şefkatle kabul edilip sarmalanması tok yatmasından kat kat önemli. Zira açlık unutulur ama edinilen olumsuz hislerin etkileri ömür boyu insanın peşini bırakmaz öyle değil mi? Ben pamuk gibi yumuşamış huzurla uykuya dalan kızımdan sonra nasıl yatağa girip huzur içinde uyuyabilirim ki bu düşüncelerle! 

Ben geceleri başımı yastığa huzurla koymak, olanlara seyirci kalmayıp bir şeyler yapıyor olmak, üzerimdeki vicdani yükten kurtulmak, elimi taşın altına koymak için yazıyorum bunları. Hepimiz bakınca tek kişiyiz, bir etkimiz yok gibi ama böyle tek tek bir toplumu oluşturuyoruz, gücümüzün farkına varalım...



Kızım 3 yaşlarındayken tanıştık Pedagog Dr. Adem Güneş ile. Kıymeti öldükten sonra anlaşılmasın diye dua ettiğim Pedagog Dr.Adem Güneş'i tanıyor musunuz acaba? Bizim gibi yüz binlerce insanın hayatına dokundu ve bulabildiği her platformdan dokunmaya da devam ediyor. Sosyal medya hesaplarından bilgi paylaşımları yapıyor her gün, cumartesi günleri ise Youtube, ve Facebook üzerinden gerçekleştirdiği canlı yayınlarla ince detaylarla dolu olan eşsiz bilgi hazinesinde ne varsa anne babalarla paylaşıyor. Anneler babalar birbirleri ile deneyimlerini, bildiklerini paylaşsın, bilmediklerini sorsun diye bir bilgi paylaşım sitesi kurup hediye etti toplumumuza. Attığı her adımda açıkça görülüyor ki Pedagog Dr. Adem Güneş, kendini bu ülkenin çocuklarının iyi oluşunu adamış ve şüphe yok ki elinden geleni hesapsızca ortaya koyuyor. Kitaplarını okuyup yaptığı programları dinledikten sonra insanlara bakışımda çok şey değişti. Eskiden hırçın, haylaz bir çocuk gördüğümde annesi ve babası için üzülürdüm. şimdi artık çocuklar için üzülüyorum ne hale getirilmişler diye. Meğer mağdur olan ebeveynler değil çocuklarmış...

Ne yazık ki pek çok anne baba çocuğun 0-6 yaş döneminde edindiği hislerin yaşamın geri kalan kısmının belirleyicisi olduğundan habersiz büyütüyor çocuklarını, ya ilgiye boğuyor; ya ilgisizlikle baş başa bırakıyor ya da eziyor ezebildiğince. Duyarsız bir toplum yetişiyor. Daha pedagoji hakkında hiç kitap okumamış anne babalar var düşünebiliyor musunuz? Pek çok ebeveyn çocuklar hakkında yazılan kitaplar olduğundan, insanın farkındalığını geliştirmek için bu kitaplardan okumaları gerektiğinden haberdar bile değiller. Kimileri de anlamsız bir büyüklük tutkunluğu içindeler. Ne olacak biz nasıl yetiştik diyorlar...

Amaç mutlu çocuksa bunu sadece onları güzel güzel giydirerek, güzel oyuncaklar alarak, tatillere götürerek yapamayız, his dünyaları da önemli hatta daha önemli öyle değil mi?

Adem Hocamızdan öğrendiğim ne varsa anlatıyorum insanlara, kitaplarını hediye ediyorum. Annesine tesir edebiliyorsam annesine, annesi umutsuz vaka ise çocuğunda o anda değerli olduğuna dair olumlu bir his oluşturmaya çalışıyorum. Pedagoji okulu programlarından , telegramda pedagoji okulu adı ile yapılan radyo arşiv paylaşımından bahsediyorum. Haberdar olsalar çocuk insanı iyi edermiş, onlar da bilseler... Bilmiyorlar ki... Bilseler çocuğun duygu dünyasını o kadar zarara uğratırlar mı hiç! Ben de çemberin içindeyim. Kim bilir ben neler yapıyorum çocuğuma farkında olmadan. Ama bunun için gayretteyim, okuyorum, dinliyorum farkındalığımı artırdıkça artırmaya çalışıyorum. Her yeni yaş başka bir bilinmez bizim için elbetteki sürekli öğrenmeye mecburuz.
Çocuklarımız geleceğimiz... Çocuğumuz bu dünyada tek başına yaşamayacak. Karşısına çıkacak insanlar sağlıklı insanlar olsun diye yavrumuzun geleceği için yapmalıyız bunu. Tek bizim çocuğumuz iyi yetişse ne olacak. İçine bıraktığımız toplum, o toplumun bireyleri hasta ise içimiz rahat eder mi? Hepimiz bir şeyler yapalım mı ne kadarına gücümüz yetiyorsa...

Bütün dünyada yaygın olan Montessori eğitim modelinin kurucusu Maria Montessori şöyle söylüyor:
"Bebeklik dönemi gerçek anlamda önem taşır, çünkü yeni düşünceler aşılamak, ulusal özelliklere yeni bir dinçlik katmak için halkın alışkanlıklarıyla gelenek ve göreneklerini değiştirmek ya da iyileştirmek istediğimizde, araç olarak çocuğu görmemiz gerekir. Çünkü yetişkinlerle başarılacak şeyler çok kısıtlıdır. Daha iyi şeylere esin kaynağı olmak, belirli bir topluluk içinde uygarlık ışığını yaymak istiyorsak, bu amaca ulaşabilmemiz için çocuklara dönmemiz gerekiyor."

Bir kişinin uyanmasına faydamız olsa, sırf bir çocuk bile kazanacağımızı bilsek bu yolla, değmez mi onca çaba göstermeye ne dersiniz? Hem fikir olduğumuzdan şüphe yok ki iyi giyinmek gibi iyi yetiştirilmek de her çocuğun hakkı...

Bir çocuk iyi olur, Türkiye iyi olur öyle değil mi?

Belki aklınızdan neden Adem Güneş size bu kadar anlatıyorum peki diye geçiriyorsanız, ülkemizde çocuğa dair ince detaylara bu kadar hakim ve farkındalık uyandıracak 20 kitabı her eğitim seviyesinden insan tarafından bu kadar kolay okunabilen, kültürümüze uygun, okuyucuya dinleyiciye bu kadar tesir edebilen ve büyük bir hazine niteliğindeki radyo programları, pedagoji okulu dersleri ile bu iş için başka bir pedagog daha yok da ondan diye cevaplayabilirim sorunuzu. 


Bu değerli kitaplar okunmalı, okunmalı, okutturulmalı... Hatta her doğum yapana hediye edilmeli...  Bildiğimizi paylaşmak boynumuzun borcu, öyle değil mi sadece bizim çocuğumuz iyi olsa neye yarayacak, içine bıraktığımız toplum iyi olmadıktan sonra....  Hiçbir çocuk hırsız, katil, tacizci, terörist ya da bir davranış bozukluğu ile doğmadı. Gerçek bir ilgiyle, sevgiyle yetiştirilmedi o çocuklar. Duygusal ihtiyaçları vaktinde ve yeterince karşılanmadı. Hasta insanların elinde hasta insanlara dönüştüler. Ülkemizin zor bir dönemden geçtiği bu günlerde toplumun iyi oluşu için bir şeyler yapıyor olmanın vicdani rahatlığını birlikte yaşamak için ne olur gelin bu çağrıya kayıtsız kalmayalım, bir şeyler yapalım ve işe buradan başlayalım. Lütfen önce siz tanıyın Adem Hocamızı, sonra dinleyin ne kadar önemli bir değerimiz önce bunu görün olur mu? Ondan sonra da tanıtabildiğimiz kadar çok kişiye tanıtalım, duyuralım, okutturalım, dinlettirelim. Ve bir çocuk için, "teröre lanet okumaktan başka" çok daha değerli ve gerekli bir şey yapalım. İnanıyorum ki bir gün gelecek ve ondan konuşmaya başladığımda "Adem Güneş'i tanıyor musunuz acaba?" diye bir soru sormam gerekmeyecek. Ve bu şekilde çocuklarımız bir başkasına yem değil, bu ülkede omuz omuza barış ve huzur içinde yaşayacak bir bireyler olarak yetişecekler. 

Buna tüm kalbimle inanıyorum, inanmak istiyorum...

Zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

Bu arada Uzman Pedagog Dr. Adem Güneş ile temasta kalacağınız, bilgi alabileceğiniz platformlar.

0 yorum: