Merhaba ve Hoşçakal Sahaja Yoga

Buna bizim köyde "Kurt, kurt, kurt! Gel beni tut!" derler.  Neye mi derler? Dinleyin o zaman... IWC'de iki Yoga sınıfı var. Bunlardan biri Sahaja Yoga olarak adlandırılıyor. Yogadan ne farkı var diye internette araştırıp biraz dine dokunduğuınu hissedince ona değil diğerine, yani yoga sınıfına kaydolmuştum. yoga hocası Hindistan'da olduğundan bir türlü başlayamadı  dersler. Bu hafta Bones For Life (nasıl Türkçeleştirildiğini bilmiyorum) dersinde Sahaja Yoga grubunun koordinatörü olan başka bir Hintli bayanla tanıştım ve bizi Sahaja Yoga sınıfına davet etti. Diğer yoga ile arasındaki farkı sorduğumda ise bana yoganın bedensel, Sahaja Yoga'nın ise daha mental olduğunu  açıkladı ve dinle ilgisi olmadığını da özellikle belirtti. Durum böyle olunca haftalık yapılan Sahaja Yoga derslerini bu hafta gidip bir göreyim diyerek düşüyorum yola. Dersler, IWC üyelerinden Hintli bir bayanın evinde yapılıyor. İşte hikaye başlıyorrr. Verilen adresteyim. Kapı açılıyor ve kapıdan ilk girişte hissettiğim şey sanki bir mevlüte geldiğim oluyor. Çünkü kapıyı açan hanımlar benimle çok sessiz konuşuyor ve içeride de sanki vaaz veriliyormuş gibi gelen sesten başka çıt duyulmuyor. Yalnız ses biraz elektronik, yani sanki mikrofondan geliyor gibi. Herhalde diyorum çizmeleri çıkarırken hanımın salonu çok büyük, herkes rahat duysun diye böyle yapmışlar ve şortla gittiğimden acaba yanlış mı yaptım mı diye  de aklımdan geçiriyorum. Sonra birden aracılığı ile geldiğim Hintli bayan eğilip kulağıma, lütfen  içeride saygı göster diye fısıldıyor. Bunu söyleme ihtiyacı duymasından o an içeride bir şeylerin kimisinin saygı göstermeyeceği bir durumda olabileceğini hissediyorum.
Tabi deyip geçiyorum içeri. Salonda bir televizyon açık ve Hintli bir bayanın konuşması dinletiliyor. Herkes ellerini üstteki resimdeki gibi dizlerinin üzerine, ayası yukarı bakacak şekilde açmış oturuyor. Ben de sessizce gösterilen yere oturuyorum. Bana bu  grubu tavsiye eden grup koordinatörü de yanıma oturuyor ve ellerimi açmamı fısıldıyor. Bizde de el bağlamak iyi değil dediklerinden ve Mevlana'da da elleri açma olayı olduğundan, belki enerjinin hareketi içindir deyip küçük bir muhakeme yaptıktan sonra açıyorum ellerimi. İlk andaki şaşkınlığım geçtikten sonra herkes gibi gözümü ekrana dikmeyip etrafa göz gezdiriyorum. Televizyonda konuşan bayana ait farklı boyutlarda en büyüğü duvara asılmış olmak üzere üç resim görüyorum. Bunlardan biri, küçük olanı, göz hizasından biraz daha aşağıda olmak üzere televizyon ünitesinin üzerine konulmuş ve önünde de bir mum yakılmış. Bu arada odada keskin bir koku var mumun yakınında yanmakta olan tütsüden gelen. İçim hiç huzurlu değil ve içimden sürekli "Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah" diyorum. Çünkü bu hanıma gösterilen saygı, zaman geçtikçe anlıyorum ki hiç de öyle bir şeyi keşfeden, bulup ortaya çıkaran kişiye gösterilebilecek türden değil. Yani onu kutsal saydıkları her hallerinden belli. Zaten zaman geçtikçe bu sezgi olmaktan çıkıp bir gerçek halini alıyor. Kafanızda olay biraz daha somutlaşsın diye bir resmine yer veriyorum bayanın.  Hanımın söyleşisi bittikten sonra başka bir Hintli bayan kalkıyor ayağa ve başlayalım diyor. Televizyonda izlediğimiz bayana Öğretmen(teacher) ya da Anne(mother) diye hitap edeceğini söylüyor ve başlıyor Sahaja Yoga hakkında bilgi vermeye. Ona göre Sahaja Yoga insanın kendini gerçekleştirme, farkına varma temeline dayanan bir meditasyon tekniği. Bu teknikle manevi bir iç dönüşüm yaşanılıp kişinin daha sakin, stressiz, barışçıl, dengeli, sağlıklı ve ahlaklı olunacağını anlatıyor ve dinle bir ilgisi olmadığını söylüyor. Üstteki insan bedeni üzerinde açıklamalarla devam ediyor. Gövde de sizin de gördüğünüz gibi her insanda üç enerji kanalının ve yedi çakranın olduğunu söylüyor. Enerji kanallarından sağdakinin geçmişteki, soldakinin gelecekteki, ortadakinin ise şimdiki enerji akışımızı gösterdiğini ifade ediyor ve bizim işimizin kanallarını açmak, temizlemek olduğunu söylüyor. Eğer soldaki kanal sağlıklı ise duygusal olarak dengeli olduğumuzu, değilse uyuşuk, kendine acıyan ve başkaları üzerinde hakimiyet kurma eğilimlerinin yaşandığına dikkat çekiyor. Eğer sağ kanal sağlıklı ise bunun bizi yaratıcı ve yetenekli kıldığını, yok eğer değilse eleştirici ve her şeye hakim olmaya çalışan bir tipe dönüştürdüğünü söylüyor. Ortadaki kanal sağlıklı ise de sakin ve barışçıl bir insan portresi çiziyor.  Bunlara pek itirazım yok. Enerji olabileceğine ve bunun vücutta her zaman olması gerektiği gibi dolaşmayabileceğine ve bunun sonucunda da bazı hastalıkların ya da olumsuz psikolojilerin ortaya çıkabileceğine ihtimal veriyorum. Zaten burada olma nedenlerimden biri de o. Teorik dersten sonra kanalları temizlemek için uygulamalı derse de başlıyor. Tabi bununla birlikte benim için problem de başlıyor. Hanım, Sahaja Yoga'yı icat eden kişinin resmine dönüp ona odaklanmamızı, ona konsantre olmamızı, konsantre olunca da gözlerimizi kapatmamızı istiyor. Ben hiç ona bakarak konsantre olabilir miyim? Zaten şu andan sonra hiç bir şeye konsantre olmam da söz konusu olmaz herhalde. Bazı hareketler gösteriyor. Bunları kendini gerçekleştirme, fark etme hareketleri olarak tanımlıyor.

Bunları yaparken fısıldar gibi bazı şeyler söylüyor ve bazılarını üçer kez, bazılarında daha fazla tekrar ediyor. Bütün cümlelere anne (mother) ile başlıyor bu arada ve vücut ona dönük, direkt ona hitaben konuşuyor. Söylediği cümlelerin bazıları "Anne, kendimin ustası mıyım(master dedi artık neyi kastetti bilmiyorum usta mı efendi mi neyse ) ?, "Anne, ben suçlu değilim.", " Anne, herkesi affediyorum." , " Anne, bana lütfen saf bilgi ver", " Anne, eğer hata yaptıysam lütfen beni affet.", " Anne, lütfen kendimi  gerçekleştirmeme izin ver." vb.. gibi. Tabi bunları duydukça ben de hatlar kopuyor ve sabah namazı kıldığım ve hala abdestli olduğum için şükrediyorum ve hiç durmadan içimden "Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah" demeye devam ediyorum. Arada gözlerimi açıp etrafta ne olup bittiğine bakıyorum. Sonra bitiyor. Ve kişisel çalışmaya başlayalım diyorlar. Hoca geçiyor arkama. Ben de gözler kapalı tabi. Bir şeyler hissediyorum bir hareket var etrafımda, ne yapıyor acaba. Arada gözlerimi kısık açıp aradan ne olup bittiğini görmeye çalışıyorum. Bir ara eli tepemde saçıma değiyor. Sonra başlıyor sırtıma masaj gibi şeyler yapmaya kuyruk sokumundan başıma kadar geliyor. Yaptığı şey masaja benzediğinden fena değil ama ben bir türlü kendimi rahat bırakamıyorum ki. Sürekli Allah ile temas halindeyim. Sonra bitiyor, yere oturuyoruz ve bana başka hareketler gösteriyor yani daha doğrusu Sahaja Yoga Teknikleri gösteriyor.. Her sabah ve akşam yapılması gerektiğini söylüyor. 

Bütün anlatılan, gösterilenlerin içinde biri var ki ondan kuşkum yok. O da ayakları akşam yatmadan önce on beş dakika ılık tuzlu (deniz tuzu da olabilir) suda bekletmek. Hanım bunu bana anne dedikleri hanımın resmi önünde yapmamı söylüyor. Ona konsantre olup gözlerimi kapatmamı ve konsantrasyonum bozulursa gözlerimin açıp tekrar bu bayanın resmine bakmamı ve tekrar konsantre olup gözlerimi kapamamı tavsiye ediyor. Artık düşüncelerimi onlarla paylaşmanın vakti geliyor ve bayana enerjinin mümkün olabileceğine inandığımı, gösterilenleri deneyebileceğimi ama bunun bu bayanın resminin karşısında ve onu düşünerek olmayacağını, inancımda  hiç bir insandan bir şey istemeye yer olmadığını ve her şeyi sadece Allah'tan isteyeceğimi söylüyorum. Fikrimi sorduklarında üç farklı hanıma (grup koordinatörüne, yoga öğretmenine ve ev sahibesine)  bunu açıklıyorum. İkisi bu konuda rahat gözükmesine rağmen yoga öğretmeninden bu elektriği alamadığımı itiraf etmeliyim. Onlar ne kadar da Shaja Yoga'nın dinle alakası olmadığını söyleseler de ben buna kesinlikle katılmıyorum. Bu, bir insandan bir bardak su istemek gibi bir şey değil. Bu, bir insandan, senden yüzlerce kilometrelerce uzak bir insandan, sana bazı yetenekler, güçler vermesini ve seni affetmesini istiyorsan bu tam olarak da dinle ilgilidir bana göre. Bize hareketleri gösteren hanım resme itiraz ettiğimde bize resmi aracılığı ile enerji gönderdiğini, onun sadece bir resim olmadığını, onun kendilerinin öğretmeni olduğunu, Sahaja Yoga'nın onun eseri olduğunu  ifade etti. Türkiye Cumhuryeti de Atatürk'ün eseri. O zaman biz de Atatürk'e  ülke kötü durumdayken "Baba, Bizi kötü günlerden kurtar, bize yetenek ver ki bunu başarabilelim" dersek, onu ilahlaştırmış olmayız da ne yapmış oluruz sorarım. İyi ki gittim, ne olduğunu gördüm. Arayıp da bulamayacağım, unutamayacağım farklı bir gün yaşadım. Belki dersleri gerçekten de faydalı olur, belki anne dedikleri hanım enerji yollarını açmanın gerçekten bir yolunu bulmuştur ama ben oraya gidersem, bir şeyleri anne dedikleri hanımdan istediklerinden, o cemaatte bulunduğum için içim stresle dolacak ve bu stres bana faydadan çok zarar getirecek. Evde kendi kendime bu hareketleri denememin bir zararı olmayacağından kendi kendimin öğretmeni olup bir süre deneyebilirim.  Bu gruba bu gibi şeyler göreceğimi tahmin ettiğim için seçmemiş ve gitmemiştim. Ama şimdi böyle şeyler olabileceğini tahmin edip bile bile gittiğim için annemin ünlü sözü yine durumumu tanımlayan en iyi söz oluyor. "Kurt, kurt, kurt! Gel beni tut." Ama yine de iyi ki gitmişim. Tam olarak ne olduğu konusunda artık iyice fikir sahibiyim. Benden çok uzak bir kültür hakkında bir şeyler öğrenmiş ve artık neyi istemediğimi fark etmiş durumdayım. Şansımı bir kez de yoga sınıfında deneyeceğım. Orada "Anne" ile başlayan rica cümlelerini duymamayı ümit ediyor, akşama ceplerimden taşan hikayelerimle, Sahaja Yogayı tez bulup çabuk yitiriyor ve evimin yolunu tutuyorum.

Bu konu ile ilgili diğer yazılar:

10 yorum:

fatih dedi ki...

Yazi gercekten cok guzel olmus canim ellerine saglik duygularini cok guzel ifade etmissin okurken sanki beraber gitmisiz gibi hissettim walla

Sevilay dedi ki...

Vayyy canına gerçekten çok ilginçmiş.Okurken çok eğlendim gerçekten ve kurt gel beni tut yanlışını bende yapıyorum zaman zaman ama birebir yaşamadan da emin olamıyor insan :)

serapgencer_77 dedi ki...

kızım senin ne işin var bilmediyin yerlerde bizi bozar yoga moga racona ters stres atmak için örgü ör hem elinde kalır hem rahatlarsın:))

m.yurttaş dedi ki...

Merhaba, ben çömez blogcuyum yazınızı ve bloğunuzu çok beğendim, umarım sizin gibi mesafe katedebilirim bende, sevgiler.

Rukiye höbek akarsu dedi ki...

merhabalar bende blog yazarıyım. yogayla da ilgileniyorum. ben normal yoga yapıyorum ve aslında yoga fiziksel hareketler (egzersiz) ve doğru nefes alma yoluyla zihnin sustrurulup zihinen rahatlama aslında. sahaja yoga bir ara gözüme takıldı. epeyce araştırdım. kesinlikle dinle alakalı. be yoga eğitim sertifikamı almak için araştırdığımda yoga kursu veriyoruz diye insanlara kendi dinlerini aşılamaya çalıştıklarını ve böyle insanlardan uzak durmam gerektiğini söylemişlerdi. ince eleyip sık dokumuştum o dönem. etrafımızdaki insanları uyarmamız, fikir sahibi olmamız konusunda çok güzel bir yazı olmuş. ellerinize sağlık. bende blogumda yoga ile iligli bilimsel makalelerin faydaları konusunda kaynak göstererk yazılar yazmayı planlıyorum. umarım herkes için faydası olur. en azından bilimsel anlamda kanıt öğrenilmiş olur

Rukiye höbek akarsu dedi ki...

merhabalar yazınızı bir çırpıda okudum.çok da beğendim. bende blog yazarı bir akademisyenim. gebelik yogası ile ilgileniyorum. beni de çok uyarmışlardı yoga eğitimini alma aşamasında. maalesef insanları kandırıp yoga yaptıracağız diye kendi dinlerini aşılamaya çalışıyorlar.

Rukiye höbek akarsu dedi ki...

merhabalar yazınızı çok beğendim ve bir çırpıda okudum. ellerinize sağlık. sahaja yoganın ne olduğunu çok güzel anlatmışınız. bende blog yazarıyım gebelik yogasıyla ilgileniyorum. insanları yoga diye kandırıp kendi dinlerini aşılamaya çalışıyorlar. aman haa çok dikkatli olmalıyız.

Ayşe Gençer Memiş dedi ki...

Rukiye Hanım merhaba, güzel yorumunuz için çok teşekkürler. Ben de dediğiniz gibi gerçekleri görünce şaşırdım. Şimdi Tepe Meydan'da sağda solda gördüğüm Sahaja Yoga afişlerini görünce merak ediyorum burada nasıl anlatıyorlar. Türklere göre yumuşatmışlarmıdır acaba? Umarım araştırır inşanlar. Sevgiler, teşekkürler...

Adsız dedi ki...

Konu şu ki anne diye seslendiğimiz resimdeki kadın değil içimizdeki enerjidir zaten eksik bilgiden oluşan bi yanılgıya düşülmüş. O kadının resminin olmasının sebebi ona büyük şükranlar duymamız. Meditasyon içinde Allaha dua ediyoruz zaten. "Allahık bilerek yada bilmeyerek sana ve ruhuma yaptığım tüm hataları afet diyerek". Keşke yeterince bilgi almadan bu metni yazmasaydınız. Teşekkürler.

Big Bang dedi ki...

Güzel açıklamalariniz için emeğinize sağlık. Lakin yoganın amacı içsel huzura erişmek,belirli on yargıları bırakmak,herkesi affetmek,egoyu kontrol etmek,Hristiyan,Müslüman,Yahudi,Budist v.s diye ayrim yapmadan herkesi aynı Yaraticinin yani Allah in eseri olduğunu bilmek ve hoşgörülü olmaktir. Daha burada sayamayacagim bir çok faydası vardır. SAhaha yoga bir din değildir. Nasıl spor yaptığınizda bedensel bir takım hareketlerle rahatliyorsaniz yogada da hem bedensel hemde içsel bir huzur rahatlama yaşıyorsunuz. Bu bir aydinlanma deneyimidir. Hz. İsa da Hz. Mumahmed Hz. İbrahim Hz. Nuh ve arada gelmiş geçiş 120.000 peygamberi bir görüp hepsinin Allah in resulu diye kabul edip s.a.v demektir. Bazı konulara yorum yaparken daha bilgili olursak kimsenin hakkına girmemiş oluruz.Sevgi selam ve dua ile.