Düşünme Problemleri



Yaşadığımız psikolojik sorunların bir çoğu hatalı düşünme (hatalı akıl yürütme)  problemlerinden kaynaklanıyor. Bunlar üç başlıkta inceleniyor:

🔺 Bir şeylerin kötü gideceğini ummak
🔺 Yorumlayıcı akıl yürütme ( birimin bakışına bakıp bu kız bana gıcık oluyor diye düşünmek gibi)
🔺 Hipotezi test etmeme. Hayatınız varsayımlar oluşturup onları test etmemize dayalıdır. Bir hipotez oluştuğunda bununtrst etmeden doğrudan  doğru olduğunu kabul etmek başkanbirödüşünce problemidir. ( bana selam vermediğine göre bana tavır yapıyor, beni önemsemiyor diye kabul etme.  etme. 

23 Nisan’ın Hakkını Vermek


Tam 23 Nisan kutlama mesajı yazacağım geçen gün şahit olduğum bir şey geldi aklıma. Sonra yine mesajımı yazmaya başladım, tekrar geldi aklıma o anı sanki beni yaz beni yaz der gibiydi... Sözün yazılacağı varsa tutmak olmuyor demek ki, zorluyor kendini yazılmaya..
💁🏻‍♀️Peki o anıyı yazıyorum beynim tamam mı, şimdi rahatladın mı?
🧠 Evetttt

Geçen gün bir olaya şahit oldum, canım sıkıldı... Marketin girişinde bir tarafta merdivenlerin üzerineki rampada bir anne ile çocuk gördüm. 1,5-2 yaşlarındaki erkek çocuk önde, annesi de hemen arkasındaydı.

Paskalya Burada, Ramazan Nerede






Paskalya Bayramını kutlayan, genel kültür olarak öğrencilerine  tanıtan tüm okullara, yumurta boyama faaliyeti yaptıranlara ramazanın ve ramazan bayramının yaklaştığını hatırlatmak istedim. Cadılar bayramını, happy chiristmas şarklılarıyla noeli, paskalyayı kutladıkları ya da andıkları şekilde ramazan ve ramazan bayramını da okulda kutlar ya da sırf genel kültür olsun diye de olsa okula taşır da anlatırlarsa işte  o zaman saygı duyup anlayış göstereceğim öncekilere.
Bütün dinleri (dört büyük din ve dışındaki diğer bütün dinleri)  genel kültür olsun diye kızıma tanıtmak için Kaknüs Yayınlarından çıkan “Benim Dinim” isimli kitabı yıllar önce alıp uygun yaşa gelmesini bekleyen bir anne olarak yazıyorum bu satırları, dar görüşlü biri olarak değil. Herkesin inancına saygı duyan ve kültürel olarak öğrenmeye istekli ve açık olan biri olarak... ve istiyorum ki kendi kültürünü, dinini, geleneğini, göreneğini değerli bulan ve bunu sahiplenen ya da en azından saygı duyan bir anlayış bütün okullarda yaşasın... onlar da okullarımızda aynı renkle ve şevkle anılsın...

Bir Müziğin Kaldırma Kuvveti Olsaydı





Bir müzik parçasının bir kaldırma kuvveti olsaydı ve o kuvvetle birlikte bir rüzgar ritmi yaratabilseydi ve ben ona kendimi bırakabilseydim... bugünlerde kendimi bu esere bırakmak isterdim... içime dokunan bir tesiri var... Gözleri kapatıp dinlemek.... Hissetmek... Benim hangi duyguma denk geliyor da böyle etkiliyor acaba bilmenin bir şansı olabilseydi keşke...
🙃
Jakub Józef Orliński - "Alla gente a Dio diletta" 

Çocuk Belgeseli Tavsiyesi



National Geographic’in bu Marvi Hammer isimli çocuk belgesel CD lerini çok seviyor Betül. Epey oldu alalı, birkaç yıl. İlk aldığımda çok ilgisini çekmemişti. Şimdi bıraksan peş peşe izleyecek hepsini. Birkaç farklı konu oluyor içinde. Bir fare anlatıyor, komik bir fare. Gerçek belgesel görüntüleri oluyor arada. Bir de fare ailesi var animasyon. Onlar da arada çıkıyor ve İngilizce konuşuyorlar. Sürekli belgesel göstermesini hem yumuşatmış oluyorlar hem de işin içine biraz espri biraz da İngilizce katılmış oluyor. Böylesi bir şey atayanlara tavsiye edebiliriz. Seride 10 CD var. Volkanlar, dinazorlar,fosiller, geçmişin sırları, Afrika’da vahşi yaşam ve egzotik öyküler ürkütücü yaratıklar, sevimli dostların arasında bazı CD konuları...

Cinsiyet Ayrımı ile Çocuk Yetiştirmek





Kız çocuğuna yemek yapmasını öğretirken, erkek çocuğuna araba kullanmasını öğrettik. Sonra da “araba kullanamıyor” diye kadınları, “Yemek yapamıyor” diye erkekleri eleştirdik. Şikayetçi olmak istemiyorsak erkek ve kadını eşit ve cinsiyet ayırımı yapmadan yetiştirelim.

Aamir Khan

Çocuğu Uydurmak Değil, Çocuğa Uymak

Bu dolap dikey bir dolaptı. Betül doğmadan önce içini bir güzel doldurmuştum. Emekleyip tutunarak yürüdüğü zaman baktım ki olmadı, bu işte bir terslik var. Çocuk hiç birine tercihine göre erişemiyor. Devir dolabı Ayşe dedim. İçini böyle düzenledim. Hepsini bir güzel karıştırıyordu. Sonra topluyordum, her gün kaç defa. Zor gelmiyor muydu diye sorsanız gerçekten hiç zor gelmiyordu, çünkü çocuk kendini gerçekleştiriyordu. O merakla her şeyi kurcalayışı, incelemesini seyretmesi bana keyif veriyordu. Tam istediğim gibiydi.... Aynı şekilde gardolabını da düzenlemiştim. Askı kısmı yukarıdaydı, altta iki raf vardı. Yer değiştirdim, askılı kısım boyu hizasına geldi. Beşiğinin önündeki parmaklıklar ise bir yaşını geçtikten sonra rahatsız etmeye başladı beni. Özgürlüğü kısıtlanıyordu. İstediğinde yatıp uyandığında çıkamıyordu. Çıkarttım. Bunun gibi şeyler... Bunlar gibi şeyleri yaptığımdaki sevinçlerini, gözlerindeki ışıldamayı da paylaşabilseydim keşke...

Biraz Ayıp Olmuyor mu?

Bir gün Betül’ü servise bindirirken birden fark ettim ne yapıyorum ki ben diye? Ayıp ediyormuşum gibi geldi. Ondan sonraki birkaç gün de  indiğimde aynı rahatsızlığı yaşadım. Kapının önüne indiriyordum onu, sanki o bunu yapamazmış gibi davranıyordum. Kendimi helikopter bir ebeveyn gibi görüp rahatsız oluyordum. Kendi çocukluğumda bizi ne kadar özgür bıraktıklarını fark ediyordum. Benim ailem beni Cennet’ten ve E-5’i geçip Basınköy’deki okuluma gitmem için özgür bırakıyorken ben kapımın önüne bırakamıyordum kızımı. Benim özgür ruhlu olmamda çocukluğumdaki bu özgürlüğün katkısı olduğuna çok inanıyorum ben.  Bir de kendi başına bir şeyi yapmanın gururu ve iyi edici yanı var. Ben bire giderken ablam beşe gidiyordu ve zil çalınca nasıl ona yakalanmadan kendi başıma eve giderim diye fırlıyordum görmeniz lazım. Koşa koşa gidiyordum kendi başıma gidiyor olmanın duygusunu yaşamak için. Bütün bunları düşününce yaptığım şey çok basit geliyor, Betül artık bir süredir servise kendi inip biniyor.

Her Şey Geçer...

Her şey geçicidir... Mutluluklar da acılar da... Hepsini bu farkındalıkla yaşa... 💫
Kendime de Betül’e gerektiğinde hatırlattığım yatıştırıcı ve anı yaşatıcı tılsımlı bir düşünce bu ve iyi ki öğrendim dediğim şeylerden biri, armağan gibi...
(Betül özellikle bir yerini acıttığında çok işe yarıyor, düşüp çarptığında söylüyorum; şimdi çok acıyor, birazdan geçecek diyorum rahatlatıyor.... )



Varsayımı Test Etmek

Psikoloji eğitiminde öğrendiğime en memnun olduğum ifadelerden, bakış açılarından biri bu oldu.... Varsayımı test etmek...
Kişilerin yaşadığı sorunların pek çoğunun temelinde bu varmış, belli durumlar karşısında gelişen varsayımlarını test etmeden kabul etmeleri. O sınavı veremem... Doğum günümü unuttuysa beni yeterince sevmiyor... Tek başıma yaşayamam... Bana selam vermedi, benden hoşlanmıyor... Ne kadar çalışırsam çalışayım ben onu başaramam... Beni düşünse önemsese bunu yapmazdı... Bu çocuk bu işi beceremez... Kendin yapamazsın... O uçağa, asansöre binersem kesin bir şey olur, dayanamam, hastalanırım, uçak düşer, otobüs kaza yapar... Bunların hepsi birer varsayım ve yazsanız kim bilir neler yazılır... hepimizin aşina olduğu cümleler...