Moskova'da Kış Eğlenceleri




Antalya'da çimlere uzanıp sıcağı hissettikten sonra Moskova'ya gelmek, kızgın kumlardan serin sulara  ifadesinin başka bir hali oluyor. Moskova'ya varışımızı müteakip havalimanından sonra eve doğru sağlı sollu, kar kaplı ormanları seyrederek ilerlerken, radyoda dış hatlar bagaj alımda bomba patladığını duyuyor, ucu atlattığımıza şükrediyoruz.   O andan itibaren kar seyri zevki sekteye uğruyor ve bunun telafisini, hafta sonu evimizin hemen yanındaki parkta yapıyoruz.





Biriken yazı işlerimden ötürü (özellikle roman) ilk hafta pek dışarı çıkmıyor onları toparlamaya çalışıyorum. Eşimin çık biraz hava al şeklindeki teşviklerine dayanamayıp öğleden sonra,  evimize çok yakın olan parka yürüyüşe çıkıyorum. Park çok sakin  ama tasmasız gezdirilen köpekler bu sakinliğin tadını çıkarmama izin pek vermiyor, kısa bir tur atıp evin yolunu tutuyorum.




Kısa tuttuğum bu yürüyüşü, hafta sonu koruyucum yanımda olduğundan yineliyorum. Bu kez park hareketli. Kızağını, kayak takımlarını alan gelmiş. 


Hava soğuk, -10 larda. Ama buranın güzel tarafı eğer sıkı giyindiyseniz soğuğun etkilemiyor olması. Hatta çok keyifli bile oluyor. Moskova'nın soğuğunu ciddi ciddi seviyorum.




Ne şirinler, dede torunlar sanki! Bu görüntüler bana kış sporlarında Ruslar başarılı olmasın da kim olsun dedirtiyor. Yürümeyi öğrenmeleri gibi kaymayı  öğrenmeleri de onlar için doğal bir süreç




Oooo muhabbet buradaymış. Bulduk eğlencenin merkezini!





Oh ne güzel, yat kızağa biri seni çeksin!


Gören de sanır ki  uzun zamandan beri kar yağmamış da kara hasret kalmış insanlar, koşmuş tadını çıkarıyor. Bu fotoğraf gösteriyor ki çocuk her yerde çocuk ve kara doyum olmaz.










Bu bey de çocukları park içinde kızağı ile gezdiriyor. Motorda galiba bir ip var onu çekiyor ve kızak hareket ediyor.


Maşallah, maşallah ne tatlısın sen!




Kızağına kurulmuş bir cimcime daha...


Kim tutar sizi!



Eee arada düşülür, o kadar olacak!



-10, kar soğuk da neymiş ben kayağıma bakarım diyor ve koşuyor bu genç. Gerçekten uzun atlama koşusu gibi adımları. 


Moskova Nehri falan donarken bu küçük derenin donmaması ne ilginç. Bir sebebi olmalı. 




Sayım var galiba, sudan çıkıp dizilmişler!


İyi valla, o kadar derenin etrafında kayıyorlar da suya düşmüyorlar derken baykuş gibi konuşmuş olduğumu düşünüyorum aşağıdaki manzarayı görünce. 
Hoooopppp kızağıyla cumburlop buz gibi suya. Yazıkkk!!! Kıyamam ben sana. 


Çocuk ağla ağla!  Ne yapsın yavrucak iyi durdu yine de. Babası olsa gerek oğlunu çıkardıktan sonra sakinleştirip gidip batık kızağı da çıkarıyor.


Çocuğun çilesini anlattıktan sonra sıra gelsin bebeklerin çilesine. Şaka bir yana aşağıda da göreceğiniz gibi Ruslar soğuk demiyor, kar kış demiyor; bebeklerini, çocuklarını her gün dolaştırmaya çıkarıyorlar. Bebeklerin yüzleri kıpkırmızı, pusette öyle gezdiriyorlar. Bünyelerini soğuğa alıştırmak için yapıyor olsalar gerek. Burada bu olayı gördükten sonra bizim çokça yaptığımız, çocuğu arabaya bindirmeden önce birinin gidip arabayı ısıtması olayını da sorgular oldum doğrusu. Nasıl alışırsa öyle gidiyor demek ki, taşlarda yalın ayak gezen çingene çocukları gibi...






Çocuk sayısından çok hayvan sayıları olduğunu yavaş yavaş düşünmeye başladığım Ruslar, köpeklerini de almış gelmiş gezdiriyorlar.




Böylesi soğuk ve doğanın karla kaplandığı günlerde kuşlar da unutulmamış ve ağaç dallarına peynir takılmış

Dilek ağacı da nereden çıktı şimdi! Herhalde bir deli kuyuya taş atmış, bin akıllı çıkaramamış misali oluşmuş bu ağaç. 


Bu güzel yürüyüşle birlikte çocukların neşesinden etkilenip neşeleniyor, evimizin yolunu tutuyoruz. 



3 yorum:

Çelebİ dedi ki...

Ayşe, çocukları doğdukları günden itibaren gezdirmek doktor tavsiyesi :) Burada doğum yapmış biri olarak doktorlar ilk dünden itibaren ne kadar süreyle dışarda gezdirmen gerektiğini söyleyip öyle eve yolluyorlar... Çok faydalı olduğu kesin, sağlam bir bağışıklık sistemleri oluyor yani sadece soğuğa dayanıklılığı artırmıyor!!

Senin blogunu okurken sanki her anı senle gezmiş gibi hissediyorum ve bu da çok hoşuma gidiyor. Sanırım bunda her ayrıntının fotoğraflanıyor olmasının katkısı çok!! Ellerine sağlık!!!

Ayşe'nin Gazetesi dedi ki...

Çocukların soğukta neden dolaştırıldıklarını tam olarak öğrenmek çok iyi oldu benim için. Teşekkürler çelebi. Ayrıca yazılarımın hoşuna gitmesinden çok mutlu oldum. Benden başka birilerinin de bunları okuduğunu duymak çok mutluluk verici!

disertero dedi ki...

dediğiniz gibi bağışıklık kazanıyorlar ama moskovada bence herkes heran sokakta olmak istiyor yani bilinçli yapılmış bir iş değil belki de içgüdüsel... :)) Ayrıca Moskova nın soğuğu eğer sıkı giyinırseniz gerçekten üşütmüyor yürkten katılıyorum... ve bu blogtaki emeğinizden dolayı çok tebrik ediyorum... saygılar