Moskova'daki Camiler



Rusların hristiyanlıktan sonraki en yaygın dini olan müslümanlıkla tanışmaları 8.yy'da Arap fetihleri ile olmuş. İlk müslüman eyaleti (922) Volga Bulgaria olmuş ve Tatarlar müslümanlığı onlardan  almışlar. Türkler, Avrupalılar ve Kafkaslar ise daha sonra müslüman olmaya başlamışlar. Anlatılan bir hikayeye göre Prens Büyük Vladimir, Rusya'yı islam dinine döndürmek için Müslüman alimleri ağırlamış. Alimlerin alkolun islamda yasak olduğunu anlatması üzerine Prens bu fikrinden vazgeçmiş ve ortodoks hiristiyanlığı seçmiş ama Rusya'da islam, Kazan'ın fethine kadar uzun süre varlık göstermiş. Daha sonra bu durum değişmiş. Hristiyanlığın Rus İmparatorluğu üzerinde güçlü bir etkisi olmuş.  Kazan'ın 16.yy'da Korkunç İvan liderliği ile fethinden, 17.yy'daki Büyük Catherine'nin yükselişine kadar olan periyotta,  müslümanlara yönelik dışlama ve  ayrımcılık  politikaları ile bu topraklarda var olan müslüman kültürünü yok etmek için sistemli baskı uygulanmış. Bugün Rus Kamuoyu Araştırma Merkezi'nin yaptığı bir araştırmanın sonucuna göre Rusların %6'sı müslüman ve bunların iki milyon kadarı Moskova'da yaşıyor. Ne yazık ki bu kadar müslümana hizmet veren sadece 5 cami var. İnternette yaptığım "Moskova'daki Camiler" konulu araştırma da gördüm ki camiler hakkında verilen bilgiler, sayılarının azlığı ve ihtiyaca cevap verememeleri konusunda yoğunlaşmış. Bu noktadan hareketle adresleri hakkında bilgi vermek üzere iş başa düştü diyor, araştırıyor ne nerede diye ve başlıyorum Moskova'daki camileri gezmeye...



Moskova Merkez Camisi (Moscow Grand Mosque, Московская Соборная мечеть)

1904 yılında inşa edilen caminin kapasitesi 1500 kişi. Devam etmekte olan genişletme çalışmalarının da bitmesiyle caminin kapasitesi 5000 kişiye ulaşacak. Rusya Müftülüğü'nün ofis binasının yapımı da bu çalışmayla birlikte yürütülüyor.
Camiye ulaşım ise şöyle. Metro ile Prospekt Mira istasyonuna geldikten sonra kahverengi hattan çıktıysanız caddenin karşısına geçin. Çıktığınız metro binasını (aşağıda resmi olan) solunuza alıp cadde boyunca yürüyün.


Eğer turuncu hattan dışarı çıktıysanız sağa dönüp yürüyün. Hemen ileride, sağda, aşağıdaki binayı görüyor olacaksınız.


İki anlatımda da aynı noktaya ulaştığımız için bundan sonraki tarif her ikisi için de geçerli olacak. O caddeyi (prospekt mira, просп. Мира) yürümeye  Durova Cadesi'ne (ул. Дурова) varana kadar devam edin ve Durova Caddesi'ne sapın.



Bu caddeyi sağdan yürümeye devam edin. Dört yola ulaştığınızda doğrultunuzu bozmadan aynı doğrultuda devam edin. Işıklara geldiğinizde doğrultunuzdaki yol, biri tramvay, biri hafif sağa kavisli araba yolu olarak ikiye ayrılıyor, çatallanıyor. Siz bu ikiye ayrılan yolun sağdakinden yürüyün. Yaklaşık 100 metre sonra sağda  Vypolzov Sokağı'nın (пер. Выползов) köşesinde şato kulesi gibi duran, caminin yapımı devam eden yeni kısmını göreceksiniz. İşte o sokaktan girdiğinizde Moskova Merkez Cami solda karşınızda duruyor olacak.

  




 Hilali görünce caminin tepesinde, bu çok heyecanlandırıyor beni.


Caminin avlusunda tesbih, Kuran, seccade, takke gibi şeylerin satıldığı küçük bir de çarşı var.


Namaz vakti gitmememe rağmen merkezi bir yerde olduğundan olsa gerek caminin cemaati az değil.



Camide hanımlara ayrılan üst kısımda bir kaç genç diz üstü bilgisayarında bir şeylerle uğraşıyorlar. Bir grup da orta ve üstü yaştaki hanımdan oluşuyor. Belli ki ibadet etmiş ya bir sonraki vakti bekliyor ya da bilmiyorum artık ne yapıyorlarsa öylece oyuruyorlar. Ben tam çıkarken arkamdan bir şey söylüyor bana yaşlıca olan. Dönüp yaklaşıyorum, bir şey soruyor. Anlamıyorum muslim gibi bir şey diyor ki müslüman olup olmadığımı sorduğunu anlıyorum. Peşinden başka bir soru daha geliyor. Haydaaa şimdi ne soruyor acaba. Anlamıyorum.  İngilizce de bilmiyorlar, Türkçe'de deniyorum şansımı. Yok bu da olmadı. O kadar merakla soruyor ki hanım iyi hadi neyse de demiyor, ısrarla anlamamı sağlamaya çalışıyor. Sonra "House" diyor. Ben de herhalde bunlar cemaati evde toplayıp Kuran falan mı okuyorlar, ona mı çağırıyor acaba böyle ısrarla diye düşünüyorum. Sonra bilgisayarla uğraşan kızlar geliyor yanımıza. Yaşlı hanımdan ne sorduğunu öğrenip bana tercüme ediyorlar. Meğer teyzem sadece nereli olduğumu merak etmiş. Türkiye deyince gülüyor, ha ha iyi iyi der gibi elini sallıyor. Ebe teyzem o muydu on dakikadır burada oyaladın beni diyor, bakıyorum işime. 


Camiden çıkıp bahçesindeki diğer binaya giriyorum. Sanırım bu binada bir konferans salonu ve bir de kütüphane var. Binanın girişi geniş; sağda bir masa var ve bir imam oturmuş yüksek sesle Kur'an okuyor. Yanında biri oturmuş onu dinliyor ve bir grup insan da onların yakınında ayakta sıra bekliyor. İmamın yanındaki kişi kalkıyor. Sıradan biri oturuyor bu sefer. İmamla bir şeyler konuşuyor, çıkarıp cebinden bazı kağıtlar gösteriyor. Ne olduğunu anlamaya çalışıyor ve bu arada bir kaç fotoğraf çekiyorum. Bu arada imamın durumu fark etmesiyle bir genç gelip Rusça  fotoğraf konusunda uyarıyor beni.





Biraz sonra bu gençle pek iyi başlamamıza rağmen gidip iletişim kurmanın yollarını arıyorum. Çünkü o masada ne olduğunu mutlaka öğrenmeliyim. İmamın ne yaptığını anlamak için ingilizce bilen biri olup olmadığını soruşturmaya çalışırken imam beni yine farkediyor ve ne olduğunu soruyor. Yanına gidiyorum. Şükür ki Türkçe konuşabilen imama Türkiye'de camilerde böyle görüntülere rastlamadığımız için çok ilginç bulduğumu ve bu insanlarla ne yaptığını soruyorum. İmam bu durumu daha önce kiliselerde gördüğüm bir şeyle açıklıyor. Kiliselerde daha önce gördüğüm şey,  insanların rahibin yanına gidip bir şeyler anlatması, rahibin de bunun üzerine dualar okuması ve o kişi üzerine istavroz çıkarması, kişinin duanın bitmesinin ardından rahibin eteğini öperek oradan ayrılması şeklindeydi. İmam buradaki durumu, Rusların buradaki kiliselerden edinilmiş buna benzer bir alışkanlık olduğu, gelip dertlerini hastalıklarını, sıkıntılarını anlattıklarını, dua ya da yardım istediklerini ve onların da insanları geri çevirmedikleri şeklinde açıklıyor ve buradaki müslümanların bir kısmının İslam dinini hatta Besmele çekmeyi bile pek iyi bilmediklerini anlatıyor.
İmama yardımsever açıklamalarından ötürü teşekkür ediyor ve oradan Yardem Camisine gitmek üzere ayrılıyorum.


Yardem Cami ( Yardem Mosque,Мечеть Ярдэм )

1997 yılında yapılan 400 kişi kapasiteli bu cami, yeşil bahçesi ve güzel mimarisi ile dikkati çekiyor. Burası çemberin biraz dışında kalıyor ama Metro ile ulaşım kolay. Gri hat üzerinde bulunan Ortadnoye (Отра́дное) metro istasyonunda trenin sonu yönünden  "Отра́дное улица" yönlendirmelerini takip ederek çıkın. Bu caddenin ismi çıkışta duvarın üzerinde yazıyor zaten (metrodan pasaja çıkışta sağ, merdivenlerden dışarı çıkışta tekrar sağ yapın). Metronun dışında, solda mavi beyaz seramik kaplı yüksek binalar karşılayacak sizi.


Bu blokları solunuza alıp Khachaturyana Caddesi (ул. Хачатуряна ) yönünde yürüyün. Aşağıdaki ışıklara varacaksınız. Hiç sapmadan dümdüz yürümeye devam edin.


Bakın caminin minareleri ortadaki binaların en sağında küçücük olarak göründü bile.Artık bundan sonra tarife gerek kalmadı yapacağınız belli.


İşte bu egzantrik binayı da geçtikten sonra artık camidesiniz.





Tam caminin girişinde oturmuş bu beyleri görünce aklıma "Cami Yapılmadan Kör Kapıyı Aldı" sözü geliyor ve bu söz, biraz ayıp olacak galiba ama yüzümde bir tebessüm bırakıyor.


Bu camide görevliler bahçesinde bile fotoğraf çekmemi pek istemediklerinden hanımlar kısmında kimse görmeyecek bile olsa resim çekmiyorum. İçini görmek, gidince kısmet olacak size anlayacağınız. Caminin içi için söyleyebileceğim şey, Moskova Merkez Cami'den daha temiz ve ferah olduğu. Orası kalabalık ve merkezi olduğundan sanırım, buranın aksine havasız ve halılar da biraz tozluydu. Belki bir günlük bir şeydi günahlarını almamalıyım. Ama ben namaz kılarken çok rahat ettiğimi söyleyemeyeceğim. Ama Yardem camisi  ferah, kokusuz ve tozsuz. Bu arada Azeri olan imama bu camide de insanların gelip dertlerini, sıkıntılarını anlatmak için konuşmaya gelip gelmediklerini sorup durumun Moskova Merkez Cami ile aynı olduğu teyidini alıyorum. Bunun için olsa gerek imam bana çıkarken benimle konuşmak istiyor musun diye soruyor.



Biraz ilginç bulduğum bir tabela bir cami bahçesi için. Güzellik Salonu (салон красот).  Çıkışta oraya girmeyi nasıl olur da unuttum bilmiyorum ve saat iyice geç olmadan Park Pobedy'deki Anıt Cami'ye doğru yol alıyorum.


Anıt Cami (Memorial Mosque, Мемориальная мечеть )

1941-1945 yılları arasında Rusların Nazi Almanyasına karşı vatan topraklarını savunmak için yaptıkları Büyük Vatanseverlik Savaşı'ndan  zaferle çıkmalarının ardından Müslümanların bu savaşa yaptığı   katkılara ithaf edilmış bu cami. Ruslar, Park Pobedy'de (парк победы ) yani zafer parkında ayrıca bir sinegog ve bir de kilise de yaparak bugün ve gelecekte dinler için bir birlik sembolü oluşturmak istemişler.
Camiye koyu mavi hatta bulunan Park Pobedy metro istasyonundan gidiyorum (Aslında buradan yürümek biraz uzun sürüyor. Alternatif bir yol da Fili'den olabilir). Metrodan çıkışta aşağıdaki görkemli anıtı görüyorsunuz. Bu anıtı arkanıza ve sağınıza alarak yürürseniz Park Pobedy'ye giderken şu göğsümüzü kabartan VESTEL reklamını taşıyan binayı da görürsünüz. Biraz daha ilerledikten sonra parka ulaşmış olursunuz.




 Cami aşağıda resmini gördüğünüz anıtın arka tarafında kalıyor.  Yani camiye ulaşmanın en kolay yolu için ilk adım olarak yapmanız gereken bu anıtın arkasında bulunan müzeyi aşmak.



Bir sonraki adım ise müzenin arkasına geçtikten sonra aşağıda resmi gözüken yolu yürümek. Bu yolu yürüyüp yolun sonunda onu kesen caddeye ulaştığınızda yapmanız gereken sağa dönmek. Sağa dönüp bir kaç metre yürüdüğünüzde, cami hilaliyle birlikte gözünüze hemen çarpacaktır.








Uzun süre kalıp ibadet etmek, bazen bir şeylerden kaçmak ve yalnız kalmak, sakinleşmek için çok uygun huzur verici, sakin, temiz ve ferah bir cami.  Abdest alacak yer bulamamamdan başlayıp nerede namaz kılacağıma ve bir türlü kapıları açamayan elektronik anahtarlara dair yaşadığım sorunlar yüzünden gidip her soru soruşumda, dil problemimiz olmasına rağmen, personel ilgiyle ve sabırla yardımcı olmaya çalışıyor. Bu arada bu caminin girişinde de insanların gelip imamla konuşması için bir masa bulunuyor ve burada da bir hanımın imama bir şeyler anlattığını ve imamın bunun üzerine Kuran okuduğuna tanık oluyorum.Ve ikindi ezanı vakti geliyor, imam başlıyor ezan okumaya. Ezan  sesi sadece caminin içine veriliyor.


 Bu arada bu üç camide de üst katlar hanımlar için ayrılmış. Kuran da var, ama Türkiye'deki Kuran'lardan biraz farklı esresi ötresi. Yani okumak biraz zor o yüzden. Bu günlük bu kadar deyip diğer iki camiyi gezmeyi de çok yorulmuş olduğumdan başka bir geziye bırakıyor, huzurla evimin yolunu tutuyorum. Bu yazıyı okuyup da eğer bu camilere gidecek olursanız içinizden edeceğiniz bir teşekkür yerine, ailemi de içine alan bir duayı lütfen bize çok görmeyiniz. Allah korkusunun olmadığı insanlardan arınmış bir dünyada diğer yazılarda buluşmak dileğiyle...

Kaynaklar:
http://www.mihrab.ru/flash/1280.html

6 yorum:

Adsız dedi ki...

harika bir gezi..paylaşımınız için teşekkür ederim!

Adsız dedi ki...

Allah razi olsun!
Mart ayinda Moskova'ya gidecegim insallah.Yaziniz sayesinde namazlarimi kacirmayacagimi düsünüyorum.Cok tesekkürler!

Sara

ismail gündüz dedi ki...

Allah razı olsun emeğinize ayağınıza sağlık...

ismail gündüz dedi ki...

Allah razı olsun emeğinize ayağınıza sağlık...

Adsız dedi ki...

kısmet olursa ramazan bayramında moskova da olacağız ve bu yazınızdan faydalanıp bir veya iki camiye gidebileceğiz inşaallah . bilgiler için teşekkürler Allah razı olsun.

Ayşe Gençer Memiş dedi ki...

Sağolun, sizden de Allah razı olsun. Size keyifli bir tatil dilerim.
Teşekkürler, sevgiler..