Nostaljik Kasaba Serpukhov'da Bir Gün

Bu Geziyi Organize Eden Phoebe Taplin'e Teşekkürler


Bu günkü gezimiz Moskova'da geçmişine şahitlik etmeyi en çok istediğim bölgelerden birine, Erzurum, Yakutiye ve İzmir, Çeşme'nin kardeş şehri  Serpukhov(Се́рпухов)'a yapılıyor. Moskova'ya bu kadar yakın olup da bu kadar değişmeden kalabildiği için beni bir ölçüde geçmişin içinde hissettiren bu kasaba, Moskova'nın 100 km güneyinde Tula yolu üzerinde, Oka ve Nara nehirlerinin kesiştiği yerde bulunuyor. Ulaşım ise metroda gri hatta bulunan Yujnaya (Южная) metro istasyonundan yapılıyor. Metrodan dışarı çıktığımızda bir alışveriş merkezi ile karşılaşıyoruz. Alışveriş merkezini solumuza alıp yürüyoruz. Hemen ilk soldaki sokakta aşağıda resmini gördüğünüz bizi Serpukhov'a götürecek 458 numaralı otobüse ulaşıyoruz.


Otobüs şansımıza biraz külüstür ama  Zuhal Olcay gibi " Ama Olsun Pişman Değilim Zaten Ben Bunları Anı Olsun Diye Yaşadım" diyor ve cam kenarındaki yerimi alıyorum. Yaklaşık bir buçuk saat sürecek yolculuk için ücret 160 Ruble (yaklaşık 8 Lira). Bu gezi için Phoebe Taplin'in harita üzerindeki rotasını görmek isterseniz ona buradan ulaşabilirsiniz.



Her zaman ki gibi ormanları, geniş düzlükleri, fabrikaları geçiyoruz.



Bu salkım salkım meyvelerin olduğu ağaç Moskova'da çok yaygın. Kimi Moskovalılar bu meyveleri topluyor ama ne için kullanıyorlar bilmem.


Serpukhov'un pazarındayız.


Moskova'da bol bulunan sebzeler (patates, lahana ve havuç) bu pazardaki yerlerini de almışlar. Yeri gelmişken İstanbul'da görmeye alıştığımız koca koca lahanalar yok burada. Buradaki lahanalar küçük ve ince yapraklılar. Patates çeşitleri de çok. Siyah ve kırmızı patates var bizim görmeye alışık olmadığımız. Bu arada Perulu bir arkadaşım patatesin Peru menşeili olduğunu ve Peru'da yüz çeşit patates olduğunu söylemişti.


Moskova'daki bal da değişik bizim ballarımızdan. Bizimkinin aksine bunlar şeffaf değil kristalize. Belki de balı peteği ile karıştırıyorlar da böyle oluyor kimbilir! Öğrenmek lazım!


Nostalji yavaş yavaş başlıyor!







Karşımıza çıkan ender yeni binadan biri...


Serpukhov, Moskova'ya güneyden gelebilecek saldırılardan korunmak amacıyla 1339 yılında kurulmuş. 1374 yılında Moskova'ya yapılan Tatar saldırılarına karşı önemli bir güvenlik noktası olmuş. Daha sonra şehri bir kale ile korumayı gerekli görmüşler ve 16.yüzyılda Korkunç İvan'ın emriyle Kolomla Kremlin'in de bir parçası olduğu Büyük Sınır Barikatı'nın (засечная черта, Great Abatis Line) bir bölümü olarak bir kale inşa etmişler. Ne yazık ki bu kalenin taşlarının önemli bir kısmı 1930'larda çekilmiş ve  Moskova Metro'su yapımında kullanılmış.



Pencerelerdeki şu küçük havalandırma kanatları çok sempatik!


Nasıl güzel bir ahşap işçiliği!



Daha önce Moskova dışına yaptığım yolculuklarda otobüsten trenden görmeye, yakalamaya, fotoğraflamaya çalıştığım tek katlı küçük pencereli eski Rus evlerine burada adım başı rastlıyor, çok seviniyor ve bu sevimli evlerle dolu olan bu kasabayı kendi kardeş kasabam ilan ediyorum. İçimden o kadar çok geçiyor ki gidip kapılarını çalmak, içlerini gezmek, eski günlere dair hikayeler toplamak. Bunları yapamıyorum ama yine yazıyor olduğum roman için gerekli olan eski Rus evlerine ait bilgi ihtiyacını görerek, hissederek karşılıyorum. Grupla geldiğim ve Rusça konuşamadığım için (eminim ki yaşlı deduşkalara meramımı anlatmam çok zor olurdu) içlerini görmek ne yazık ki Rusya'da televizyonlarda sıkça gösterilen siyah beyaz eski Rus filmlerine kalıyor!








Kafama taktığım su boruları burada da karşımıza çıkıyor. Alttan, üstten her yerden geçiyorlar.


Yazık! Harabe olarak gelebilmiş günümüze.


Offf offf, çok duygusal buralarda gezinmek! Her şey eski, her şey eskiyi geçmişini hatırlatıyor, merak ettiriyor!



1910 yılında inşa edilen Kutsal Bakire Kilisesi (Це́рковь Покрова́ Пресвято́й Богоро́дицы)


Bu da nereden çıktı demeyin! Giydirilmiş arabalar her yerde karşınıza çıkabilir Rusya'da!



Bunlar da İkinci Dünya Savaşı zamanından, Almanlardan geriye kalanlar.



Zengin ve dul bir tekstil tüccarı tarafından yaptırılmış bir konak.


Eski evler arasında mest olmuş Ayşe'yi takdim ederim :)))










 Bu fotoğraflar manastırın internet sayfasından...







En sıradan görünen evleri bile detaylı incelediğinizde ahşabının bir yerinde bir işçilik görebiliyorsunuz.





Ne ilginç bir manzara! Moskova'nın 100 km uzağındaki bir kasabada tulumba ile su alan bir vatandaş! Bu tulumbalar bu kasabada çeşitli noktalarda çıkıyor karşımıza.


Kasabadan çıkıp köy yolunda ilerliyoruz.


Nara Nehri'nde balık tutan kişiler!


Kasaba'dan çıkıp biraz da doğaya dalıyoruz..









Kurumuş ve kırılmış ağaçların arasında yürümek bir parça maceralı oluyor.














Eski yapıları ihmalin sadece ülkemizde olmadığını gösteren, tarihteki yerinin ne olduğunu bilmediğim bir yapı.


Kim bilir ne zamandan kalan bu yapıda, dökülen sıvanın altından gözüken izolasyona bakar mısınız!





1552 yılında yapılan ilk nüfus sayımına göre halkın çoğu deri, demir, çanak çömlek işleri ile uğraşıyormuş. Bugünlerde ise Serpukhov tekstil ürünleri, makine, mobilya ve kağıt üreten yerel bir endüstri merkezi olmuş. 






Nara Nehri...(Peka Нара)



Hill Trinity Katedrali (Троицкий собор на соборной)



Yemek yiyecek bir yeri arıyor, nihayet buluyor ve sonra maalesef kapalı olduğunu anlıyor, başka bir yer aramaya başlıyoruz.






1670 de inşa edilen Kutsal Üçlü Kilisesi (Церковь Святой Троицы).




İlyas Peygamber Kilisesi (St. Elias Church, Церковь Ильи Пророка)





Tepeden bir bakış.


Hollanda ineklerini anımsatan bir at cinsi olduğunu ilk kez görüyorum.











Bir şehtilik. Şehit de denmez ya gayri müslim ölen askerlere. Neyse işte askeri mezar diyelim o halde.





İşte Moskova'yı korumak için yapılan kalenin taşlarının Moskova metrosunda kullanılmasıyla  kalan son kalıntıları.



Bir okul...







Çarmıha Germe Manastırı (Crucifixion Monastery)




Nhayet boş bir ev görüyorum ve içini görüntüleyebiliyorum. Tek oda ve mutfak da odanın içinde. Gerçekten çok küçük bir ev.




İlk oturanın yeni ev heyecanını yaşadığı, sahip olduğu için muhtemelen çok sevindiği ama görünen o ki bugün kimsenin umurunda olmayan bir ev!






O kadar gezdikten sonra ancak yemek yiyecek bir yer buluyoruz. Burada Rusların ünlü kara ekmeği ile yemek yiyip yorgunluğumuzu attıktan sonra taksi ile terminale geri dönüyoruz. Taksi çok ucuz 100 Ruble (yaklaşık 5 lira). Çok şükür ki şansımıza dönüş yolu için daha konforlu bir otobüs geliyor. Dinlenmenin ve eve varmanın bir yolu olarak böylesine eski bir kasabayı ziyaret etmiş ve eski evleri doya doya izlemiş olmanın mutluluğu ile otobüsteki yerimi alıyorum.



Kaynaklar:




16 yorum:

Adsız dedi ki...

Serpukova bir kere gitmiştim gezme iş yoğunluğundan ve sadece akşam vakit kaldığı için gezememiştim ancak sizin resimlediğiniz yerleri bende uzaktan görüp şehrin mimarisine hayran kalmıştım ,İnternette sizin kadar detaylı resim yok sanırım burası hakkında ,güzel bir paylaşım olmuş .çok teşekkürler haftaya tekrar oraya programımız var bu sefer detaylı dolaşmakta istiyorum
Ahmet

Ayşe'nin Gazetesi dedi ki...

Ahmet, öncelikle güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Serpukhov, bende en çok da eski evleri ile etki bırakan yerlerden biri oldu. Umarım bu sefer gönlünüzce gezme şansınız olur. Size şimdiden iyi yolculuklar, iyi gezmeler :)

nesibe dedi ki...

Serpukhov beni de çok etkiledi... Bütün bir günü hiç sıkılmadan orada geçirebilirmişim gibi geldi bana.. Gerçekten benim için çok çekici bir yer... Sanal da olsa tur için çok teşekkür ederim...

Ayşe'nin Gazetesi dedi ki...

Senin orayı çok beğeneceğini tahmin etmiştim. Bu yüzden beğenmene çok sevindim. Bu bloğu bir tek senin okuyacağını bile bilsem yine de yazardım, canım ablacım!

Adsız dedi ki...

guzel bir yazi olmus... ben serpukhovda bir turk firmasinda muhendis olarak calismaktayim... aklima takildi soyleyeyim dedim... o su borulari rusyada sicak su icin kullaniliyor ... rusyada sistem bizden farkli soguk su gibi borudan sicak suda gelmekte .. ve heryerde bu borular var... yani tam bir enerji israfi var... soguk bir ulkede disarda sicak su borulari ile evlere su veriliyor...

Ayşe'nin Gazetesi dedi ki...

Sevgili Genç Türk Mühendisi :)))),

Orada yaşayan bir Türk olduğunu duymak beni mutlu etti. O yüzden hemen sormalıyım. Acaba o küçük nostaljik evlerin içleri ve yapımı ile ilgili bilginiz var mı? Hepsi benim bir tanesinde fotoğrafladığım gibi sadece bir göz mü? Şimdiden teşekkür ederim.

ahmet Çetkin dedi ki...

Serpukhovda 3 yıl yaşadım.Burada Kalekim ve Vitra olarak iki büyük kuruşumuzun fabrikası bulunduğunu sanırım duymamışsınızdır.İki fabrikanında inşaat şantiye şefi olarak bulundum.Yukarıdaki genç mühendiste sanırım benim beraber kaldığım ev arkadaşım.Fotoğraflar beni geçmişe sürükledi ve heyacanla baktım.Serpuhovda 150 kadar sürekli ikamet eden Türk var.Tabii iş için sürekli gelip gidenler hariç.Yemek yenilebilecek en güzel yer sahibi Ermeni olan pizzacı ve Sebastiyan restoran.Bana geçmişi hatırlattığınız için çok teşekkür edrim Ahmet Ç.

Adsız dedi ki...

tam bir yil sonra yine geldim bu sayfaya :) ..sorunuza cevap vereyim gecte olsa .. burdaki eski evler genelde bir veya iki odali ve hemen hepsi ayni plana hatta ayni boya veya duvar kagidina sahip (sonradan degistirmediyse ev sahibi ) ..(hasan)

AKIN dedi ki...

ne güzel bir serpukhov sayfası.. çok teşekkürler. O iki büyük firmanın birinde yönetici olarak çalışıyorum. serpukhova sayısız kere geldim ve çok vakit geçirdim. ama yinede böyle bir yazı çok ilgiyle izlediğim bir emek ürünü.. Çok teşekkürler.

Ayşe'nin Gazetesi dedi ki...

Sevgili Akın ilginize ve samimi yorumunuza çok teşekkür ederim. Orada o kadar Türk olduğunu hiç bilmiyordum, yorumlarınız sayesinde öğrenmiş oldum. Bunun için de çok teşekkür ederim.

pustoodünya dedi ki...

Ne güzel anlatmissiniz , elinize sağlık . Bende aralik 10da moskova ya 1haftaligina gezi planladim. Arastirma yaparken rastladim. Moskova dan buraya gitmek istesek illa bir yerel tur ile mi gitmek gerekir yoksa bireysel de gidebiirmiyiz ? Coksevimli gorunuyorheveslendim dogrusu

Adsız dedi ki...

bende maalesef 4 yildir burada yasiyorum(((
burada gece sokakta yurumek neredeyse imkansiz kisin soguk dolayisiyla biraz sakinlesiyor ama hava isininca sokaklar adim basi para ve sigara isteyen alkoliklerle dolu kavgasiz trafik kazasiz gun gormedim saldiri sonucu cenesi omuz kemigi kirilan arkadaslar oldu.
ayrica erkekler cok tembel calistiracak eleman bulamiyoruz..
allah kimseyi buraya dusurmesin)))

Adsız dedi ki...

sevgili hanfendi yazınızı yeni gördüm ben de septukhovla ilgili bilgi arıyordum böyle bir paylaşım yaptığınız için size çok teşekkür ederim sayenizde ve yorum bırakanlar sayesinde azda olsa bilgi sahibi oldum şirin ve huzur veren bir yer görüntüsünde umarım enson gösterdiğiniz evler gibi kullanışsız değildir ben uzun vadeli gidiyorum... emeğinize,yüreğinize ve ekibinize çok teşekkür ederim saygılarımla.GURBETÇİİ

Ayşe Gençer Memiş dedi ki...

Sevgili Gurbetçi, size Serpukov'da güzel anılar biriktireceğiniz günler dilerim. Ben ilgi çekici, farklı yapıları çektim. Eminim daha iyi durumda olan evler bulabilirsiniz. Teşekkürşer, sevgiler...

Ayşe Gençer Memiş dedi ki...

Serpukhov ile ilgili bu olumsuz şeyleri duymak çok üzücü. Günübirlik gezide sadece keyifli taraflarını gördük tabi. Teşekkürler, sevgiler...

murat balcıoğlu dedi ki...

Keşke Korston alışveriş merkezinden aşağı inip hotel dvorsyankayanın altında bulunan Antalya Restauranta gitmiş olsaydınız. Orada bulunan Türkmen aşçının domates çorbasını, anltaya kebabını ve muhteşem kalamarını yeseydiniz. evet çok güzel ve otantik bir şehirdir. eski ve yeni mimariler birdibirinden ayrılarak daha hoş bir şehire dönüşmüştür. Gitmek isteyenler için tavsiye ederim.