Ben Küvete Küvet Demem Küvet Benim Olmadıkça

Thanks to Phoebe Taplin For This Trip


Moskova'da yaptığım şehir gezilerinde gördüğüm, alışveriş merkezleri de dahil olmak üzere ev eşyası, dekorasyon elemanları satan mağaza bulmak çok zor. Yani burada bir Mudo Concept, Tepe Home, Paşabahçe, Papetland gibi mağazalar ne yazık ki yok ya da nereye saklandılarsa bulmak için Sherlock Holmes olmak gerekiyor. Olmayan şey sadece o değil! Doğru dürüst perdeci de yok. Tevekkeli değil genellikle önüne saksı çiçekleri dizili, çoğu zaman kirli pencerelerdeki o viran görüntüler. Bir gün de o pencerelerin resmini çekip göstermeliyim. Ne demek istediğim ancak o zaman  anlaşılacaktır. Hal böyle olunca Moskova'da iki gün üst üste dizayn mağazalara rastlamak benim için çok ilgi çekici oluyor ve sonradan alınan bir karala bu yazı onlar üzerine yazılıyor. Daha sonra bu tip mağazalarla karşılaşırsam onlar da yazının devamındaki yerlerini alacaklar.




(Bu yazıda aşağıdaki müziği dinletmek istedim size, küvetler mi etkiledi bilmem ki : >)



Burası Kievskaya metro durağına yürüme mesafesi yakınlıkta. Metrodan çıkıp köprüden nehrin diğer tarafına geçtikten sonra sola dönüp biraz yürümek gerekiyor. Bu mağazalar zaten yan yana sıralanmışlar(başta böyle bir yazı yazmak niyetinde olmadığımdan bu mağazalarla ilgili pek fotoğraf almadım).


Bizim gibi millet başka var mıdır acaba? Aşağıdaki mağazanın üzerinde dünya şehirlerinin ismini yazılı görünce hemen İstanbulumuzu arıyor gözlerim ve bulunca da seviniyorum. Beraber yürüdüğümüz hanımlar da kendi şehirlerinin isimlerini aramamışlardır dersiniz ya da bir kafede oturmuş bir şey içerken, televizyonda gösterilen maça ben acaba bizim takımlardan birini görebilir miyim diye göz atarken onlar  Liverpool olması, Manchester United olmasıyla ilgileniyorlar mıdır? Hiç sanmıyorum. Bunun sebebini sorgularken acaba millet olarak kompleksli miyiz diye düşünüyorum. Neden bu kadar önemsiyoruz ülkemize ait bir şeyleri bir yerlerde görmeyi. Sonra birden aklıma geliyor sadece üç yaşına kadar yaşadığım, dede toprağım Erzurum'a gittiğimde il sınırını ve rakımını yazan ERZURUM tabelasını görünce sevinçten ve heyecandan gözlerimin yaşlandığını. Ve artık emin oluyorum bu anıdan sonra bizim kompleksli değil, köklerine sıkı sıkıya bağlı, vatan sevgisiyle çarpan kalplere sahip olduğumuza.


Şimdi eğlenceli bir mağazadayız. Bu vitrinde gördüğünüz tüm oyuncak hayvanlar hareketli. Kesin şarkı da söylüyordur onlar. Özellikle penguenler çok sempatik. Bu mağazanın hemen yanında bebek mobilyaları satan başka bir mağaza vardı (belki de aynı mağazanın diğer vitrinidir, şimdi emin olamadım). Çok şeker  beşikler, mobilyalar satılıyordu. 


İtalyan Barovier&Toso ve SICIS'in ürünlerini satan bir mağaza. Bu mağazayı görünce ufkum epey açılıyor. Aslında görünce değil,  aşağıdaki fotoğrafta vitrinde yazan markayı okuyup internette araştırınca açılıyor. Bu resimden sonrakiler SICIS'ın internetten edindiğim diğer ürünlerine ait. Haydi bakalım şu küvetÇİKlerine ve diğer ürünlerine bir göz atalım beraber. Bu arada küvetin fiyatını tahmin etmeye çalışın. Yazının sonunda küvetin etiket fiyatını bulacaksınız.


İşte SICIS'ın diğer ürünleri...  Ya bu arada  bu küvet bende olsa sanki arkaya bir merdiven dayar, çoluk çocuk kayardık gibi geliyor. Görgüsüz müyüm neyim! 


Sanırım bu banyo benim olsaydı ona güneş gözlüğüyle girmem gerekecekti. O kadar ışıl ışıl ki yok gözlerimi kapatayım desem niye aldık bu banyoyu! İşte biri beni küvette öyle güneş gözlüğüyle uzanırken görseydi işte o zaman ayyuka çıkardı görgüsüzlüğüm.


Bunlar da tam yazlıklıkmış.


















Bu kadar ışıltıdan sonra biraz keskin dönüş gibi olacak ama yapacak bir şey yok. Moskova'daki diğer dizayn-konsept ürünler hayli ilginç bir mekanda çıkıyor bu sefer karşıma. Adresi aşağıdaki haritada bulabilirsiniz. İlginç bir yer görmek isteyenler buyursunlar.






Mesela aşağıda gördüğünüz Rosbri isimli mağazada satılan ürünlerden bir kaç örneği mağazaların tarzını anlamanız için yer veriyorum(fotoğrafları firmanın internet sitesinden edindim).








Enteresan bir koltuk (koltuk da denmez ki buna ne denirse artık). Güzel bir fikir esasında. Buraya da başka türlü bir şey olmazmış zaten!


Sonuç olarak söyleyeceğim şey, eviniz, mobilyalarınız nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun! Sanırım yine en iyisi bu harabe yapıdaki kaliteli mobilyalar gibi olması hayatlarımızın tam tersi olmasındansa. Yani demek istiyorum ki eviniz dışarıdan yıkıntı gibi gözükse bile içi sevgiyle, huzurla zenginse ne ala, ama yok şaşalı gözüküp içi sevgi ve huzur fakiriyse ne acı! Allah hiç kimseyi çok paralı yapıp da sokakta fakir insanların gülümseyişine imrenerek baktıracak huzursuz bir hayat yaşatmasın. Herkesi küvetli ya da küvetsiz yuvasında mutlu etsin. Mutlulukla, huzurla yazılmış yazılarda buluşabilmek dileğiyle...

Küvetin fiyatı 1.140.202 Ruble yani yaklaşık 57.000$ yani yaklaşık  80.000 TL. (İki ruble de ne oluyorsa artık) Eğer Bülent Ersoy ya da Beyonce falan değilseniz biraz para biriktirmek gerekecek sanırım :)))

0 yorum: